13 Temmuz 2013 Cumartesi
Alzheimer Belirtileri Önleme Yolları ve Bakımı
Sevdiklerimiz yaşlılıklar beraber unutkanlığa yönelebilir. Peki bu kişi Alzheimer mı oldu nereden anlayacağız?
65 yaş üzerindeki 8 kişiden biri Alzheimer. İlk aşamalarında arkadaş ve aile ilişkileri fazla etkilenmese de uyarı belirtileri de mevcuttur.
Bellek ve konuşma. Kısa vadeli anılar kabataslak canlanır uzun süreli anılar genelde daha iyi hatırlanır. Davranış. Hafıza kaybına ek olarak kafa karışıklığı ve davranış değişiklikleri görülür. Sevdiklerini bile bir an unutabilirler.
Günlük yaşamı etkiler. Konsrantrasyonu etkiler, yemek yeme ve fatura ödeme gibi sıradan günlük olaylar birbirine karışır. Yönetme yeteneği gider, bunama ilk belirtisidir. Kolayca kaybolurlar, yakınlarını tanımazlar, yanlış eşyaları yanlış yerde kullanırlar, ileri aşamalarda denge sorunları ve konuşma bozuklukları başlar.
Egzersiz, Alzheimerlı kişilerde kas gücü ve koordinasyonu sağlamak için gereklidir. Beyin içindeki sinirleri yatıştıran ve hasarı yavaşlatan ilaçlar da mevcuttur. Alzheimer da iyi bakılmak da önemlidir.
Gündüzle gece çok karıştırılır. Sizi tanımazsa, eski fotoğraflarınızı gösterin.
Öfkeli ve üzüntülü ruh hali,
Baş veya sırt ağrısı,
Konstantre ve uykuda zorluk çekme bu hastaların yakınlarında bakıcılarında da görülmektedir.
Birçok hasta evde bakılır. Kendi başına giyinmek ve banyo yapmak gittikçe zorlaşacaktır. Evden ara sıra da olsa çıkarılmaları önemlidir. Yürüme, konuşma, cevap verme yetenekleri son aşamada kaybolur. Ağrı kesici ve rahatlatıcı ilaçlar verilir ve bakım evinde hayatına devam ettirilebilir. Akdeniz diyetiyle beslenmek, egzersiz yapmak ve aktif olmak ileride bu riski azaltmaya yardımcı olacaktır.
Utandıran Güzellik Soruları ve Cevapları
Cildi tıraş etmeyi durdurun. Aksi halde ciltte istenmeyen izler kalacaktır. Ilık sıcak arası bir duş alın ve diğer epilasyon seçeneklerini deneyin.
Dişlerin koyu renge bürünmesi, kahve, çay, koyu soda, ya da kırmızı şarap içmekten kaynaklanabilir. Sigara ve bazı ilaçlar da diş rengini soldurur. Diş fırçası ve ipini kullanın. Diş beyazlatma teknikleri de uygulanabilir.
Ayak topuklarında nasır ve yaralar. Ölü deri kalınlaşmış tabaka oluşturur. Yürüyüş baskısından ayakları korurken bu tabaka oluşur. Kaba, sert, rahatsız ve topuklu ayakkabı giymeyin.
Tırnaklarda bölünme ve sararma. Sık olarak su ve sabun kullanıyorsanız güçlü bir krem kullanın. Bulaşık eldiveni giyin. Mantar enfeksiyonu da olabilir.
Aşırı terlemek. Terle birlikte vücut soğur. Olası nedenlerini doktorunuz çözecektir. Zararsızdır ama can sıkıcıdır avuç içi ayak tabanına kadar etkiler.
Kadınlarda saç dökülmesi. %40 kadında görülür. En yaygın nedenlerinden bazıları hormon veya tiroid problemleri, hamilelik, ya da bazı ilaçlardır.
Ayak kokusu, ter ve ıslak nemli ayakların kapalı alanda kalmasından yayılır. Ayak tabanı bakteriler için favori yerdir. Ayaklarınızı kurutun ve terleten ayakkabı giymeyin.
Çatlayan ve soyulan dudakları yalamayın ıslatmayın. Vazelin, hint tohumu yağı veya shea yağı ile yapılan dudak kremi kullanın.
Boyun kırışması fazla kilo verme durumunda ciltte görülen bir durumdur. Kasları gevşeten kolajen kaybedilir, boynu etkiler.
12 Temmuz 2013 Cuma
Saçkıran Hastalığı Nedenleri ve Doğal Çözümler
Saçkıran Hastalığı (Alopesi Areata) nedir?
Saçkıran hastalığı genellikle saç bölgesinde yuvarlak yamalar halinde kelliğe neden olan bir saç dökülmesi durumdur. Bu hastalığa bazen yüzde sakal bölgelirinde de ratlanır. Bazı durumlarda, saçkıran hastalığı bazı otoimmün hastalıklar ile ilişkili olmasına rağmen saçkıran hastalığının nedeni bilinmemektedir. İnsanların yaklaşık beşte birinde yada ailesinde yaşanmış bir saçkıran hastalığı öyküsü vardır.
Saçkıran Hastalığı için Doğal ve Bitkisel Çözümler
Saçkıran hastalığında dökülen bölgedeki saç genellikle herhangi bir tedaviye gerek kalmadan bir yıl içinde tekrar çıkar. Aşağıda saçkıran hastalığı için araştırılmış bazı doğal çözümler vardır.
1) Saçkıran Hastalığında Uçucu Yağlar
Uçucu Kombinasyon yağlar saçkıran hastalığına yakalanmış 86 kişi üzerinde denenmiştir. Bu kombinasyon yağlar kekik, biberiye, lavanta, sedir ağacı yağından oluşan bir uçucu yağlar kanşımıdır. Kekik, biberiye, lavanta, sedir ağacı yağı aynı oranlarda karıştırılmış ve bu yağ, günlük olarak kafa derisi içine masaj edilmiştir.
7 ay sonra, uçucu yağ karışımı kullanan 83 kişiden 41 kişide iyileşme gözlenmiştir. Bu uçucu yağ karışımının hiçbir yan etkisi yoktur fakat esansiyel yağların topikal uygulama ile ilişkili olmasına rağmen, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
2) Saçkıran hastalığında Soğan Suyu
Dermatoloji Dergisinde yayınlanan bir çalışmada, saçkıran hastalığı olan kişilerde soğan suyu etkisi incelenmiştir. Saçkıran hastalığı bulunan 8i kadın, 23 kişiye, iki ay boyunca günde iki kez hastalıklı bölgeye soğan suyu uygulanmıştır.
Soğan suyu uygulanan insanların tedavinde iki hafta içinde 17 kişide saç büyümeye başlamış,. 4. haftada, saç çıkan kişi sayısı 19, altı hafta sonra, saç çıkan kişi sayısı 20 olmuştur. bu oran % 86.9 olarak gerçekleşmiştir. Soğan suyu uygulamasındaki iyileştirme erkekler arasında anlamlı derecede yüksek bulunmuştur.
3) Saçkıran Hastalığında Hipnoz Tedavisi
Saçkıran hastalığı olan kişilerde saç büyüme ve gelişimi üzerinde hipnozun kullanımını araştırılmıştır. Çalışmalara saçkıran hastalığı bulunan 28 kişi yer katılmıştır.
Hipnoz tedavisinden sonra, tüm hastalarda anksiyete ve depresyon tedavisinde iyileşmeler gözlemlenmiş, hipnoterapide 3 ila 8 seans sonra 28 kişi arasında, 12 kişide saçkıran hastalığı olan bölgede saç büyüme gözlemlenmiştir.
Bu veriler ışığında saçkıran hastalığına, çevresel faktörlerle birlikte stresinde neden olduğu söylenebilir.
Saçkıran hastalığı nedenleri hakkında daha büyük ve iyi tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç vardır.
Saçkıran hastalığı genellikle saç bölgesinde yuvarlak yamalar halinde kelliğe neden olan bir saç dökülmesi durumdur. Bu hastalığa bazen yüzde sakal bölgelirinde de ratlanır. Bazı durumlarda, saçkıran hastalığı bazı otoimmün hastalıklar ile ilişkili olmasına rağmen saçkıran hastalığının nedeni bilinmemektedir. İnsanların yaklaşık beşte birinde yada ailesinde yaşanmış bir saçkıran hastalığı öyküsü vardır.
Saçkıran Hastalığı için Doğal ve Bitkisel Çözümler
Saçkıran hastalığında dökülen bölgedeki saç genellikle herhangi bir tedaviye gerek kalmadan bir yıl içinde tekrar çıkar. Aşağıda saçkıran hastalığı için araştırılmış bazı doğal çözümler vardır.
1) Saçkıran Hastalığında Uçucu Yağlar
Uçucu Kombinasyon yağlar saçkıran hastalığına yakalanmış 86 kişi üzerinde denenmiştir. Bu kombinasyon yağlar kekik, biberiye, lavanta, sedir ağacı yağından oluşan bir uçucu yağlar kanşımıdır. Kekik, biberiye, lavanta, sedir ağacı yağı aynı oranlarda karıştırılmış ve bu yağ, günlük olarak kafa derisi içine masaj edilmiştir.
7 ay sonra, uçucu yağ karışımı kullanan 83 kişiden 41 kişide iyileşme gözlenmiştir. Bu uçucu yağ karışımının hiçbir yan etkisi yoktur fakat esansiyel yağların topikal uygulama ile ilişkili olmasına rağmen, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
2) Saçkıran hastalığında Soğan Suyu
Dermatoloji Dergisinde yayınlanan bir çalışmada, saçkıran hastalığı olan kişilerde soğan suyu etkisi incelenmiştir. Saçkıran hastalığı bulunan 8i kadın, 23 kişiye, iki ay boyunca günde iki kez hastalıklı bölgeye soğan suyu uygulanmıştır.
Soğan suyu uygulanan insanların tedavinde iki hafta içinde 17 kişide saç büyümeye başlamış,. 4. haftada, saç çıkan kişi sayısı 19, altı hafta sonra, saç çıkan kişi sayısı 20 olmuştur. bu oran % 86.9 olarak gerçekleşmiştir. Soğan suyu uygulamasındaki iyileştirme erkekler arasında anlamlı derecede yüksek bulunmuştur.
3) Saçkıran Hastalığında Hipnoz Tedavisi
Saçkıran hastalığı olan kişilerde saç büyüme ve gelişimi üzerinde hipnozun kullanımını araştırılmıştır. Çalışmalara saçkıran hastalığı bulunan 28 kişi yer katılmıştır.
Hipnoz tedavisinden sonra, tüm hastalarda anksiyete ve depresyon tedavisinde iyileşmeler gözlemlenmiş, hipnoterapide 3 ila 8 seans sonra 28 kişi arasında, 12 kişide saçkıran hastalığı olan bölgede saç büyüme gözlemlenmiştir.
Bu veriler ışığında saçkıran hastalığına, çevresel faktörlerle birlikte stresinde neden olduğu söylenebilir.
Saçkıran hastalığı nedenleri hakkında daha büyük ve iyi tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç vardır.
Sivilce - Akne Tedavisinde Kırmızı Turp
Dermatoloji ve sivilce (akne) tedavisi için kullanılan Antibiyotikler çoğu zaman hassas ciltlerde sivilce izi bırakır.
Kırmızı Turp içeriğinde sivilcelere (akne) neden olan bakterileri azaltmada etkili bir doğal madde vardır. Bu madde ilginç bir şekilde cilt için gerekli olan bakterileri etkilemez fakat sivilcelere (akne) neden olan bakterileri en aza indirger ve sivilce izi gibi olumsuz etkilere neden olmaz.
Cilt üzerinde yaşayan bakteriler, cildin sağlıklı, normal ve dengeli bir düzeyde kalmasına yardımcı olur. Ancak, ciltte yaşayan bir bakteri türü (Propionibacterium acnes olarak da bilinir) cilt gözeneklerinde yağlanma ve alt deri tabakasında iç dengesizliklere yol açar.
Bu bakteri türü cilt gözeneklerini tıkar, özellikle kıl köklerinin iltihabik hastalığına ve buna bağlı olarak ciltte sivilce oluşumuna neden olur.
Bu bakterilerin faaliyeti, cilt yağlanmasının en üst seviyede olduğu ergenlik çağlarında ise had safhadadır. Kırmızı Turp içeriğinde bulunan bir doğal madde sivilcelere (akne) neden olan bakterileri azaltmada ve dengeli bir seviyede tutmaktadır..
Akne Tedavisi İçin Gerekli Malzemeler:
1 adet kırmızı turp, Elde edilen turp suyuyla aynı oranda elma sirkesi ve ağzı kapanabilir hava almayacak küçük bir kavanoz.
Hazırlanışı:
Kırmızı turpu bol suyla yıkayın, kırmızı turpu kabuklarıyla birlikte temiz ve porselen bir tabağın içine rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Rendelediğiniz turpu temiz bir tülbent ile süzün, elde ettiğiniz turp suyunu elma sirkesiyle bire bir oranında karıştırın. Bu karışımı ağzı kapalı bir kavanoza bırakın ve güneş görmeyen serin bir ortamda, üç gün bekletin.
Kullanımı:
Bu karışımı 12 saatte bir (Yatmadan önce sürülmesi önerilir) bir pamuk yardımıyla, sivilce ve siyah noktaların üzerine sürün. Bu karışımı 10 gün boyunca aksatmadan kullanın.
Kırmızı Turp içeriğinde sivilcelere (akne) neden olan bakterileri azaltmada etkili bir doğal madde vardır. Bu madde ilginç bir şekilde cilt için gerekli olan bakterileri etkilemez fakat sivilcelere (akne) neden olan bakterileri en aza indirger ve sivilce izi gibi olumsuz etkilere neden olmaz.
Cilt üzerinde yaşayan bakteriler, cildin sağlıklı, normal ve dengeli bir düzeyde kalmasına yardımcı olur. Ancak, ciltte yaşayan bir bakteri türü (Propionibacterium acnes olarak da bilinir) cilt gözeneklerinde yağlanma ve alt deri tabakasında iç dengesizliklere yol açar.
Bu bakteri türü cilt gözeneklerini tıkar, özellikle kıl köklerinin iltihabik hastalığına ve buna bağlı olarak ciltte sivilce oluşumuna neden olur.
Bu bakterilerin faaliyeti, cilt yağlanmasının en üst seviyede olduğu ergenlik çağlarında ise had safhadadır. Kırmızı Turp içeriğinde bulunan bir doğal madde sivilcelere (akne) neden olan bakterileri azaltmada ve dengeli bir seviyede tutmaktadır..
Akne Tedavisi İçin Gerekli Malzemeler:
1 adet kırmızı turp, Elde edilen turp suyuyla aynı oranda elma sirkesi ve ağzı kapanabilir hava almayacak küçük bir kavanoz.
Hazırlanışı:
Kırmızı turpu bol suyla yıkayın, kırmızı turpu kabuklarıyla birlikte temiz ve porselen bir tabağın içine rendenin ince tarafıyla rendeleyin. Rendelediğiniz turpu temiz bir tülbent ile süzün, elde ettiğiniz turp suyunu elma sirkesiyle bire bir oranında karıştırın. Bu karışımı ağzı kapalı bir kavanoza bırakın ve güneş görmeyen serin bir ortamda, üç gün bekletin.
Kullanımı:
Bu karışımı 12 saatte bir (Yatmadan önce sürülmesi önerilir) bir pamuk yardımıyla, sivilce ve siyah noktaların üzerine sürün. Bu karışımı 10 gün boyunca aksatmadan kullanın.
Kahverengi Cilt Lekeleri ve Cilt Sorunları için Doğal Tedavi
Her gün cilt bir çok dış etkilerle karşı karşıya kalmaktadır, cilt bakımı insan sağlığı için çok önemlidir, estetik sorunlar çeşitli ruhsal sorunlara yol açabilir, ruhsal sorunlar ise dahar erken kırışıklıklar, cilt lekeleri, kuru cilt sahip ve cilt solmalarını tetikler..
Sağlıklı bir cilt için iyi bir günlük dinlenme, iyi hidrasyon (Su dengesi), yeterli kalitede besin bir diyet gereklidir. Stres, depresyon, duygusal durumlar, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı cilte bir takım bozukluklara neden olur.
Bu makalede Cilt tazeliği ve cilt sağlığı için geleneksel cilt bakımı, kuru, yağlı ve soluk ciltler için bitkisel tedavi yöntemleri önerilmiştir.
CİLT LEKELERİ İÇİN MASKE
Bilinen kayıtlarda, Orta çağdan itibaren birçok insan ciltteki koyu lekelerden muzdarip. Cilt üzerindeki lekeler karaciğer problemleri gibi çeşitli faktörlere bağlı olabilir.
Bunun için, her gün taze havuç suyu, salatalık suyu ve yonca suyu içmek tavsiye edilir. Kullandığınız sebze çok taze olmalı ve bu taze sebzeler suyu sıkılarak kullanılmalıdır. Ayrıca C vitamini için yarım bardak sıcak su içinde sulandırılmış limon suyu tüketimi karaciğer için mükemmel bir ilaçtır ve cilt üzerindeki lekeleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Yukarıda sayılan önerilere ek olarak aşağıda önerilen cilt maskesi ise cilt üzerindeki lekeler ve siyah noktaları ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır.
Malzemeler:
Hint yağı: 2 çay kaşığı (ya da kakao yağı)
Avokado Bir dilim
Bir yumurta sarısı
5/1 Kıyılmış maydanoz demeti
Hazırlama ve uygulama:
1. Sürülebilir hamur elde edene kadar tüm malzemeleri karıştırın.
2. Yavaşça bu krem ile her gece cildinizi ovalayın kuru pamuk yardımıyla yüzünüzü hafifce temizleyin.
KURU CİLT İÇİN DOĞAL TEDAVİ
Malzemeler:
Akasya çiçeği: 2 yemek kaşığı
Mürver Çiçeği: 2 yemek kaşığı
Papatya : 1 yemek kaşığı
Meyan Kökü: 1 yemek kaşığı (ince öğütülmüş)
Lavanta : 1 yemek kaşığı
Rezene: 1 yemek kaşığı
Adaçayı: 3 yemek kaşığı
Hazırlama ve uygulama:
1. Tüm kuru malzemeyi karıştırın
2. Kaynar bir bardak su için iki yemek kaşığı ekleyin ve 15 dakika demleyin.
3. Temiz bir havlu üzerine su ve otları boşaltın. Bu Islak havlu ile yüzünü kaplayın, sıcaklık dayanabileceğiniz eşikte olmalıdır. Soğuyana kadar havluyu yüzünüzde bırakın.
4. Havluyu kaldırın birkaç dakika bekleyin, bir nemlendirici krem olarak aloe veya yağını yüzünüze uygulayın.
CİLT KIRIŞIKLIKLARI İÇİN DOĞAL TEDAVİ
A ve E vitaminleri eksiklikleri yüz bölgesinde ve çevresinde erken kırışıklıklara neden olur, erken kırışıklıkların bir başka nedenide kötü hidrasyondur (Su Dengesi). Yeterli Su kullanılımına özen gösterilmelidir. Genel bir kural olarak, vücutta oluşan zararlı maddelerin atımını sağlamak ve vücut sıvı dengesini koruyabilmek için günde 8-10 bardak (2.5 litre) su tüketilmesi önerilmektedir. Yediğimiz besinler ve içecekler yoluyla da vücudumuza su sağlarız. Örneğin sebze ve meyvelerin yaklaşık 85-% 90'ı, 1 su bardağı sütün %90'ı sudur. Sürekli olarak havuç ve kereviz içeren taze sebze suları tüketlmelidir. Vucut hidrasyonu ile birlikte aşağıdaki doğal tedevilerin uygulanması ile önemli ölçüde erken kırışıklıklar azalacak, cildiniz elastik yapıyaya dönecektir.
Malzemeler:
Aloe jel : 1 yemek kaşığı
Kakao yağı : 1 yemek kaşığı
Zeytinyağı : 1 yemek kaşığı
Hazırlama ve Uygulama:
Malzemeleri birbirleriyle iyice karıştırın. Daha iyi sonuç elde etmek için, pirinç unu ile cildinizi ovalayın. Cildinizi ılık bir suyla yıkayın, Banyo öncesi yüzünüzü prinç unu ile oavalayarak banyo yapmanız önerilir. Banyodan sonra hazırlamış olduğunuz karışımı pamuk yardımıyla yüzünüze uygulayın.
SOLUK CİLTLER İÇİN DOĞAL TEDAVİ
Aşağıdaki malzemeler ile hazırlayacağınız krem cildinizin genç bir görünüm kazanması ve cildin esneklik kazanması için çok etkilidir. Ayrıca cildi yumuşatır ve cilt tonunun belirlenmesine yardımcı olur..
Malzemeler:
Okaliptüs balı: 1 Yemek kaşığı
Bir adet limon suyu
Adaçayı suyu: iki yemek kaşığı
Aloe : 1 yemek kaşığı
Hazırlama ve Uygulama
Malzemeleri İyice karıştırın ve her gün 15 dakika boyunca yüzünüze uygulayın. 15 Dakika beklettikten sonra sıcak suya batırılmış bir parça pamuk ile yüzünüzü temizleyin..
Cilt Bakımında Kullanılan Bitkisel Özlü Besleyiciler
Bir önceki, yazımızda Sivilce (Akne) tedavisinde bitki özlerinden elde edilen uçucu yağların önemi ve bu yağların tedavi edici özelliklerine değinmiştik. Bkz: Uçucu Yağlar ve Bitki Özleri ile Sivilce (Akne) Tedavisi. Bu yazımızda bitki özlerinden elde edilen saf uçucu yağların tahriş edici özelliklerini azaltıcı, sivilce tedavilerini destekleyici, bitki özlerinden elde edilen diğer taşıyıcı yağları ele alacağız.
Bitki özlerinden elde edilen taşıyıcı yağlar da cilt güzelliği açısından belirli etkilere sahiptir. Bir kısım taşıyıcı yağların da sivilce ve akne tedavisi üzerinde belirgin etkilere sahip, iyileştirici özellikleri olduğu kanıtlanmıştır.
Taşıyıcı yağlar içerisinde en populer Jojoba Yağıdır. Diğer populer taşıyıcı yağlar ise Zeytin yağı, üzüm çekirdeği yağı, avokado yağı, hindistancevizi yağı ve tatlı badem yağı olarak sayılabilir. Bu bitkilerden elde edilen taşıyıcı yağlar cilt bakımı ve Akne tedavisi üzerinde etkili olan uçucu yağlar ile birleştirilerek (sivilce) doğal tedavisinde yardımcı meteryal olarak kullanılır.
Jojoba Yağı
Jojoba yağı, Topikal kullanım için kullanılan, çay ağacı, papatya, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu yağların karışımlarında en popüler taşıyıcı yağlardan biridir. Teknik olarak, jojoba yağı aslında bir yağ değil, bir sıvı balmumudur. Rafine jojoba yağı kokusuz ve renksiz ve hemen hemen tüm uçucu yağlar için iyi bir çözücü olarak kullanılmaktadır. Jojoba bitkisinin tohumdan üretilen uçucu yağ (Simmondsia chinensis ), Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika'da sivilce (akne) tedavisinde geniş bir yelpazede kullanılmaktadır.
Aloe Vera
Aloe Vera özü, geniş bir uygulama alanı bulan çok popüler bir bileşenidir. Aloe Vera Topikal kullanımda güneş yanığı ve diğer cilt tahrişleri ile ilişkili ağrı ve inflamasyonu azaltmak için yatıştırıcı bir madde olarak kullanılır. Aynı zamanda, bir sindirim aracı olarak oral olarak alınabilir. Sivilce (Akne) doğal Tıp tedavisinde, genellikle kızarıklık ve şişkinlikleri azaltmak ve sebum salgıları normalleştirmek için, Çay ağacı, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu topikal yağlar ile su bazlı diğer bitki özleriyle birleştirilir. Aloe Vera özü, polisakkaritler, lektinlerin ve mannanlar da dahil olmak üzere cilt sağlığında etkili olan bir dizi aktif maddeler içerir.
Beyaz Söğüt (Willow) Ağacı Özü
Beyaz söğüt kabuğu M.Ö 500 yılından bu yana ağrı ve inflamasyonu azaltmak için kullanılmıştır. Beyaz söğüt özü yaygın olarak kullanılan ağrı kesici aspirinin (asetil salisilik asit) ham maddesinin elde edildiği Salix ağacının yakın akrabasıdır Beyaz söğüt kabuğu önemli miktarda salisin içerir. Beyaz söğüt özü Doğal Tıpta akne tedavisinde kullanılan, Çay ağacı, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu topikal yağlarla birleştirilerek akne ile ilişkili ağrıların azaltılmasında yardımcı bir etken madde olarak kullanılır.
Witch Hazel (Cadı Fındığı)
Cadı fındığı Diğer bir ismi sihirli ceviz olan bitkidir. Cadı fındığı, cilt hastalıklarında tedavi amaçlı kullanılır. Amerika Kızılderilileri, her türlü cilt sorunlarında Cadı Fındığı bitkisini tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak kullanmışlardır. Cadı Fındığı ekstresi, antibakteriyel, anti-mantar ve anti-oksidan aktivite gösteren biyolojik moleküllerin bir karışımını içerir. Buna ek olarak, ciltteki kızarıklıkları azaltmak ve şişkinliklerde yararlı olabilir. Cadı Fındığı özü, kılcal kan damarlarında daralmaya neden olur. Cadı fındığı özü yaygın olarak kullanılan, Çay ağacı, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu topikal yağlarla karıştırılarak sivilce (akne) tedavisinde kızarıklıkların azaltılmasında yardımcı ve etken madde olarak kullanılır.
Papaya ve Mango Özleri
Tropikal bir meyve olan Papaya ve mango özleri bir çok özellikleri ile doğal tıpta kullanılır. Her iki meyvede anti-oksidanlar ve diğer önemli fitokimyasalları yüksek düzeyde içerir, ama bunları özellikle benzersiz ve yararlı kılan, yüksek düzeyde proteaz enzim içermeleridir. Doğal Tıpta ve daha yaygın uygulamalarda, papaya ve mango özlü maskeler peeling için kullanılır. Proteazlar, cilt yüzeyinde eski, keratinize hücreleri parçalayarak doğal dökülme sürecine yardım eder ve bu enzimler cilt geliştirme, gençleştirme yeteneğine sahiptir.
Allerjik hassasiyete sahip ciltlerde papaya ve mango özleri ile hazırlanmış maskeler kullandığında dikkatli olunması gerekir. Allerjik bünyelerin, Mango ve Papaya özleri kullanılmadan önce, bu özler bilekler veya koltuk altlarına sürülerek tast edilmelidir.
Bitki özlerinden elde edilen taşıyıcı yağlar da cilt güzelliği açısından belirli etkilere sahiptir. Bir kısım taşıyıcı yağların da sivilce ve akne tedavisi üzerinde belirgin etkilere sahip, iyileştirici özellikleri olduğu kanıtlanmıştır.
Taşıyıcı yağlar içerisinde en populer Jojoba Yağıdır. Diğer populer taşıyıcı yağlar ise Zeytin yağı, üzüm çekirdeği yağı, avokado yağı, hindistancevizi yağı ve tatlı badem yağı olarak sayılabilir. Bu bitkilerden elde edilen taşıyıcı yağlar cilt bakımı ve Akne tedavisi üzerinde etkili olan uçucu yağlar ile birleştirilerek (sivilce) doğal tedavisinde yardımcı meteryal olarak kullanılır.
Jojoba Yağı
Jojoba yağı, Topikal kullanım için kullanılan, çay ağacı, papatya, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu yağların karışımlarında en popüler taşıyıcı yağlardan biridir. Teknik olarak, jojoba yağı aslında bir yağ değil, bir sıvı balmumudur. Rafine jojoba yağı kokusuz ve renksiz ve hemen hemen tüm uçucu yağlar için iyi bir çözücü olarak kullanılmaktadır. Jojoba bitkisinin tohumdan üretilen uçucu yağ (Simmondsia chinensis ), Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika'da sivilce (akne) tedavisinde geniş bir yelpazede kullanılmaktadır.
Aloe Vera
Aloe Vera özü, geniş bir uygulama alanı bulan çok popüler bir bileşenidir. Aloe Vera Topikal kullanımda güneş yanığı ve diğer cilt tahrişleri ile ilişkili ağrı ve inflamasyonu azaltmak için yatıştırıcı bir madde olarak kullanılır. Aynı zamanda, bir sindirim aracı olarak oral olarak alınabilir. Sivilce (Akne) doğal Tıp tedavisinde, genellikle kızarıklık ve şişkinlikleri azaltmak ve sebum salgıları normalleştirmek için, Çay ağacı, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu topikal yağlar ile su bazlı diğer bitki özleriyle birleştirilir. Aloe Vera özü, polisakkaritler, lektinlerin ve mannanlar da dahil olmak üzere cilt sağlığında etkili olan bir dizi aktif maddeler içerir.
Beyaz Söğüt (Willow) Ağacı Özü
Beyaz söğüt kabuğu M.Ö 500 yılından bu yana ağrı ve inflamasyonu azaltmak için kullanılmıştır. Beyaz söğüt özü yaygın olarak kullanılan ağrı kesici aspirinin (asetil salisilik asit) ham maddesinin elde edildiği Salix ağacının yakın akrabasıdır Beyaz söğüt kabuğu önemli miktarda salisin içerir. Beyaz söğüt özü Doğal Tıpta akne tedavisinde kullanılan, Çay ağacı, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu topikal yağlarla birleştirilerek akne ile ilişkili ağrıların azaltılmasında yardımcı bir etken madde olarak kullanılır.
Witch Hazel (Cadı Fındığı)
Cadı fındığı Diğer bir ismi sihirli ceviz olan bitkidir. Cadı fındığı, cilt hastalıklarında tedavi amaçlı kullanılır. Amerika Kızılderilileri, her türlü cilt sorunlarında Cadı Fındığı bitkisini tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak kullanmışlardır. Cadı Fındığı ekstresi, antibakteriyel, anti-mantar ve anti-oksidan aktivite gösteren biyolojik moleküllerin bir karışımını içerir. Buna ek olarak, ciltteki kızarıklıkları azaltmak ve şişkinliklerde yararlı olabilir. Cadı Fındığı özü, kılcal kan damarlarında daralmaya neden olur. Cadı fındığı özü yaygın olarak kullanılan, Çay ağacı, Okaliptüs, lavanta, sandal ağacı yağı gibi uçucu topikal yağlarla karıştırılarak sivilce (akne) tedavisinde kızarıklıkların azaltılmasında yardımcı ve etken madde olarak kullanılır.
Papaya ve Mango Özleri
Tropikal bir meyve olan Papaya ve mango özleri bir çok özellikleri ile doğal tıpta kullanılır. Her iki meyvede anti-oksidanlar ve diğer önemli fitokimyasalları yüksek düzeyde içerir, ama bunları özellikle benzersiz ve yararlı kılan, yüksek düzeyde proteaz enzim içermeleridir. Doğal Tıpta ve daha yaygın uygulamalarda, papaya ve mango özlü maskeler peeling için kullanılır. Proteazlar, cilt yüzeyinde eski, keratinize hücreleri parçalayarak doğal dökülme sürecine yardım eder ve bu enzimler cilt geliştirme, gençleştirme yeteneğine sahiptir.
Allerjik hassasiyete sahip ciltlerde papaya ve mango özleri ile hazırlanmış maskeler kullandığında dikkatli olunması gerekir. Allerjik bünyelerin, Mango ve Papaya özleri kullanılmadan önce, bu özler bilekler veya koltuk altlarına sürülerek tast edilmelidir.
Soğuk Algınlığı ve Alerji için Koni Çiçeği
Koni Çiçeği, Dünyanın en önemli şifalı bitkilerinden olup kuru toprak ve ovalarla seyrek ormanlık alanlarda doğal olarak yetişen çok yıllık bir bitkidir. Soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon, zayıf bağışıklık sistemi ve kanserden korunma gibi alternatif tedavi yöntemlerinde etkili bir şifalı bitkidir.
Yapılan araştırmalarda koni çiçeği bakteri, mikrop ve virüslere karşı oldukça etkili maddeler bulundu. Bu maddelerin başlıcaları, echinacoside, poli sakkaritler, poli asetilenler, gliko proteinler, kafeik asit türevleri, tri glikosid, betain, seskiterenler, karyofilen türevleridir..
Koni çiçeği içeriğinde, bakır ve demir minarelleri, tanenler, protein, yağ asitleri ve A, C, E vitaminleri içermektedir.
YARARLARI:
Soğuk algınlığı ve gripin önlenmesinde büyük bir yardımcıdır. Soğuk algınlığının ilk belirtileri görüldüğünde alınması etkisini daha da güçlendirir.
Üst solunum yolları enfeksiyonları ve sinüzit için tedevi edici bir faktör olarak dikkate alınabilir.
Tüm bulaşıcı hastalıklarda fayda sağlar.
Romatizmal artrit ve allerji gibi bağışıklık sistemi düzensizliklerinde etkilidir.
HAZIRLANIŞI:
1 litre sıcak suyun içerisine 4 tatlı kaşığı kuru koni çiçeği ekleyin. 5 dakika demlemeye bırakın ve süzün .
Koni çiçeği çayı 1 gün içinde 3 fincandan fazla tüketilmemesi tavsiye edilir. Az görülmekle birlikte Koni Çiçeği bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Papatya ve diğer çiçeklere alerjisi bulunanlar ekinezya kullanmadan önce doktor tavsiyesine başvurmalıdır.
Kategori: Soğuk algınlığı, grip, Romatizmal artrit, allerji, koni çiçeği, Üst solunum yolları enfeksiyonları, sinüzit, şifalı bitkiler, alternatif tedavi, Rozasea
Yapılan araştırmalarda koni çiçeği bakteri, mikrop ve virüslere karşı oldukça etkili maddeler bulundu. Bu maddelerin başlıcaları, echinacoside, poli sakkaritler, poli asetilenler, gliko proteinler, kafeik asit türevleri, tri glikosid, betain, seskiterenler, karyofilen türevleridir..
Koni çiçeği içeriğinde, bakır ve demir minarelleri, tanenler, protein, yağ asitleri ve A, C, E vitaminleri içermektedir.
YARARLARI:
Soğuk algınlığı ve gripin önlenmesinde büyük bir yardımcıdır. Soğuk algınlığının ilk belirtileri görüldüğünde alınması etkisini daha da güçlendirir.
Üst solunum yolları enfeksiyonları ve sinüzit için tedevi edici bir faktör olarak dikkate alınabilir.
Tüm bulaşıcı hastalıklarda fayda sağlar.
Romatizmal artrit ve allerji gibi bağışıklık sistemi düzensizliklerinde etkilidir.
HAZIRLANIŞI:
1 litre sıcak suyun içerisine 4 tatlı kaşığı kuru koni çiçeği ekleyin. 5 dakika demlemeye bırakın ve süzün .
Koni çiçeği çayı 1 gün içinde 3 fincandan fazla tüketilmemesi tavsiye edilir. Az görülmekle birlikte Koni Çiçeği bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Papatya ve diğer çiçeklere alerjisi bulunanlar ekinezya kullanmadan önce doktor tavsiyesine başvurmalıdır.
Kategori: Soğuk algınlığı, grip, Romatizmal artrit, allerji, koni çiçeği, Üst solunum yolları enfeksiyonları, sinüzit, şifalı bitkiler, alternatif tedavi, Rozasea
Hafıza Kaybı, Unutkanlık Tedavisinde Japon Eriği
japon Eriği( Gingko biloba ) dolaşım bozukluklarını tedavi etmek ve belleği güçlendirmek için geleneksel tıpta kullanılır. Tüm çalışmalar, Japon Eriğinin demans (Alzheimer hastalığı) ve yaşlılık belirtilerinden olan bacaklarda zayıf kan dolaşımının yol açtığı güçsüzlük, titreme ve aksama tedavisinde etkili olabilir.
japon Eriğinin yaşlılarda bellek artırıcı etkileri çok umut vericidir. Labaratuar çalışmalarında, japon eriğinin kan damarlarını genişletici kan trombosit yapışkanlığını azaltarak kan dolaşımını arttırdığı da tespit edilmiştir.
Japon Eriği (ginkgo) aspirin dahil, bazı kan inceltici ilaçların etkilerini artırabilir. Kan inceltici ilaçlar kullanan kişilerde Japon Eriği (ginkgo) kullanmadan önce doktorunuza sormalısınız. Ayrıca Sara nöbeti ve doğurganlık sorunları olan insanların da kullanmadan önce olumsuz yan etkilerinin neler olabileceği konusunda doktora danışmaları önerilir.
Şifalı Bitkiler, alternatif tedavi, faydalı Bitkiler, Bellek güçlendirme, Hafıza kaybı,Demans, Alzheimer hastalığı, Yaşlılık Belirtileri, Bacaklarda Halsizlik, Kan dolaşımı,Unutkanlık tedavisi
japon Eriğinin yaşlılarda bellek artırıcı etkileri çok umut vericidir. Labaratuar çalışmalarında, japon eriğinin kan damarlarını genişletici kan trombosit yapışkanlığını azaltarak kan dolaşımını arttırdığı da tespit edilmiştir.
Japon Eriği (ginkgo) aspirin dahil, bazı kan inceltici ilaçların etkilerini artırabilir. Kan inceltici ilaçlar kullanan kişilerde Japon Eriği (ginkgo) kullanmadan önce doktorunuza sormalısınız. Ayrıca Sara nöbeti ve doğurganlık sorunları olan insanların da kullanmadan önce olumsuz yan etkilerinin neler olabileceği konusunda doktora danışmaları önerilir.
Şifalı Bitkiler, alternatif tedavi, faydalı Bitkiler, Bellek güçlendirme, Hafıza kaybı,Demans, Alzheimer hastalığı, Yaşlılık Belirtileri, Bacaklarda Halsizlik, Kan dolaşımı,Unutkanlık tedavisi
Peninsula Termal Otelleri (Kaplıca)
Peninsula kaplıcaları ilk dönem doğal sıcak su kaynaklarındandır. Avusturalya-Melbourne sadece 90 dakikadır. Dinlenme ve yenilenme için rüya gibi bir ortam sağlayan havuzları ve özel banyoları, doğal termal mineralli sulara sahiptir.. Peninsula kaplıcaları mineral bakımından zengin termal kaynaklardır. Doğal şifalı su havuzların da yıkanmak bir çok rahatsızlığı giderir.
Peninsula kaplıcalarının 50°C deki, doğal mineralli sıcak kaynak suyu 637 metre derinliğinde bir yeraltı kaynağından gelir. Su kaynağının havuzları, yeryüzünde 37°C ila ile 43°C arasındadır. Peninsula Kaplıcaları, kükürt, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve "sodyum klorür bikarbonat" (Na-Cl.HCO3) olarak sınıflandırılır. Mineral zenginliği, terapötik avantajlar, eklem romatizması, omuz sertliği, yorgunluk ve kas şikayetleri azaltma, nevralji hafifletilmesi ve doğurganlığı arttırıcı etkilerinin olduğu biliniyor.
Su Mineral Analizi mg/L
Bikarbonat (1163)
PH 6.82
Amonyak (NH3) 2.7
Bor 1.3
Bromür 3.6
Kalsiyum 116.0
Klorür 1432,0
Florür 0.73
Lityum 0.15
Magnezyum 90.0
Potasyum 64.0
Rubidyum 0.14
Silika (SiO2 olarak) 23.0
Sodyum 868,0
Stronsiyum 1.7
2.7 Sülfat
Alternatif tedavi, kaplıca oteller, sıcak su kaynakları, kaplıcalar, romatizma kas iskelet ağrıları, sıcak su faydaları, yorgunluk belirtileri, yaşlanma etkileri, cilt bakımı
Peninsula kaplıcalarının 50°C deki, doğal mineralli sıcak kaynak suyu 637 metre derinliğinde bir yeraltı kaynağından gelir. Su kaynağının havuzları, yeryüzünde 37°C ila ile 43°C arasındadır. Peninsula Kaplıcaları, kükürt, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve "sodyum klorür bikarbonat" (Na-Cl.HCO3) olarak sınıflandırılır. Mineral zenginliği, terapötik avantajlar, eklem romatizması, omuz sertliği, yorgunluk ve kas şikayetleri azaltma, nevralji hafifletilmesi ve doğurganlığı arttırıcı etkilerinin olduğu biliniyor.
Su Mineral Analizi mg/L
Bikarbonat (1163)
PH 6.82
Amonyak (NH3) 2.7
Bor 1.3
Bromür 3.6
Kalsiyum 116.0
Klorür 1432,0
Florür 0.73
Lityum 0.15
Magnezyum 90.0
Potasyum 64.0
Rubidyum 0.14
Silika (SiO2 olarak) 23.0
Sodyum 868,0
Stronsiyum 1.7
2.7 Sülfat
Alternatif tedavi, kaplıca oteller, sıcak su kaynakları, kaplıcalar, romatizma kas iskelet ağrıları, sıcak su faydaları, yorgunluk belirtileri, yaşlanma etkileri, cilt bakımı
Doğal Saç Diyeti ve Bakımı
Zaman içinde saç parlaklığı azalıyor, saç kırılması artıyor saç dökülmeleri başlıyor. Güzel, doğal ve sağlıklı saçlar için yaşam biçimi ve vitaminler ön plana çıkıyor. Sağlıklı saçlar için saç diyeti çok önemlidir, vitaminler olmadan saçınızın, büyümesi durur ve kırılmalar başlar saç uçları ise kuru olur. Bu sorunu önlemek için, Çinko, demir ve B vitamini açısından zengin bir denge diyet uygulanması gerekir.
Saç tellerinin ince olması, düşük demir seviyesi ile ilgili olabilir, bu vejetaryenler de sık görülen bir rahatsızlıktır. Erişkin bir insanının günlük 14.8 mg demire ihtiyacı vardır.
Beyaz saçların artışında fazlalaşma, B vitamini sorundur. Bildiğimiz gibi, stres saç ağarma ile ilgili büyük bir faktördür ve yaşanan stres B vitaminlerini yok eder. Çalışmalar B vitamini takviyesinin, saç beyazlamasını (ağarma-kırlaşma) büyük ölçüde engellediğini doğrulamıştır.
Alternatif tedavi şifalı bitkiler yiyecekler saç bakımı saç dökülmesi saç kürü, saç beyazlaması
Özel saç tipi problemleri:
Saçınızı kuru görünüyorsa, daha fazla fındık, fıstık, tohumlar ve balık yemeye çalışın. Saç için, B vitamini önemli bir role sahiptir. B vitamini açısından zengin olan yiyecekleri küçük porsiyonlar halinde sık sık yiyin bu saçın ihtiyaç duyduğu enerji seviyesini koruyacaktır.Saç tellerinin ince olması, düşük demir seviyesi ile ilgili olabilir, bu vejetaryenler de sık görülen bir rahatsızlıktır. Erişkin bir insanının günlük 14.8 mg demire ihtiyacı vardır.
Beyaz saçların artışında fazlalaşma, B vitamini sorundur. Bildiğimiz gibi, stres saç ağarma ile ilgili büyük bir faktördür ve yaşanan stres B vitaminlerini yok eder. Çalışmalar B vitamini takviyesinin, saç beyazlamasını (ağarma-kırlaşma) büyük ölçüde engellediğini doğrulamıştır.
Alternatif tedavi şifalı bitkiler yiyecekler saç bakımı saç dökülmesi saç kürü, saç beyazlaması
Beyaz Zambak Çiçek ve Yapraklarındaki Şifa
Beyaz zambak diğer adıyla çayır zambağı. Beyaz zambak yaprağı, yaralar, kesikler ve yanıklar için klasik ev ilacı olarak kullanılmaktadır, Ayrıca deride kabarcıklar, şarbon yaraları içinde şifalı bir bitkidir. beyaz zambak çiçeği kapalı bir şişe su içinde bekletilirve bu su "göz ağrısına karşı" kullanılır.
Alkol içinde bekletilen beyaz zambak çiçekleri ve yaprakları "cilt lekelerine" karşı kullanılır.
Beyaz zambak çiçekleri krem haline getirilir ve bu krem yaralara karşı kullanılır. Beyaz zambak çiçekleri ile yapılan bitki çayı kan temizlemek için bire birdir. Ayrıca beyaz yonca ve şakayık kökü ile karıştırılarak, leucorrhea (Kadınlarda görülen beyaz akıntı) karşı kullanılır.
Haşlanmış zambak kökü enfekte yaralar ve göğüs üzerine sürülerek öksürük giderilmesinde kullanılır. Ayrıca haşlanmış zambak kökü merhem halinde kaşlara sürüldüğünde "kaş büyümesini" teşvik eder. Beyaz zambak kökü püre haline getirilerek küçük bir tencereye yerleştirilir, içine bir miktar balmumu eklenir ve iyice kaynatılır ve elde edilen akışkan su yatmadan önce kaşlara sürülür.
Yaprakları bakteri öldürücü, iyileştirici ve sikatriks etkiye sahiptir. Dahili ve harici çeşitli yaraları tedavi etmek için kullanılabilirler. Bu yapraklar, ağrıyı hafifletilmek için de yararlıdır. Ayrıca, bronşiyal sekresyonları için balgam sökücü olarak da kullanılabilir. Ayrıca "sinir sistemi" üzerinde sakinleştirici etkisi için de kullanılabilir . Aynı zamanda "kalp hastalıkları" için yararlıdır.
Şu tıbbi durumlar için kullanılabilir: abseler, yanıklar, kabuslar, göz ağrıları, sinir uyarımı, farenjit, fronkül, larenjit, inflamasyon Üst solunum sistemi, kulak iltihabı, uykusuzluk, otit, kalp çarpıntısı, tırnak enfeksiyonları, yaralar, stres, bellek hatası, kuru öksürük (günde 2-3 bardak çayı geçmemelidir.)
Hazırlanışı: Apse, yanıklar, harici yaralar haşlanmış veya fırınlanmış zambak kökleri sıcak bandaj ile sarılarak kullanılır, sıcak bir bandaj ile her 6-8 saatte bir değiştirin. Bu iyileşme sürecine yardımcı olur.
Bir bardak suya bir çay kaşığı zambak çiçeği koyun, kaynar suda 15 dakika kaynatın ve filtre edin, günde 3 bardak kadar tüketebilirsiniz.
70cc alkol içinde 5 adet zambak yaprağı ile bir tentür hazırlayın. Genellikle sallayarak, 15 gün boyunca oda sıcaklığında hava geçirmez bir kapta saklayın. Alkol konsantre edildiğinde çok daha etkilidir fakat su ile seyreltebilirsiniz yarlar ve akneler için günde birkaç damla pamuk üzerine damlatarak akne ve yaralar üzerine sürebilirsiniz.
Göz ağrıları veya diğer göz hastalıkları için 2 çay kaşığı zambak çiçeğini 10 dakika kaynatın ve soğumaya bırakın, bu suyu süzerek bir parça pamuk yardımıyla gözlerinize kompress yapın. Beyaz zambak yaprakları, "kozmetik durumlar" ve "cildin dış sorunları" için yaygın bir kullanım alanına sahiptir.
Kategori: Şifalı Bitkiler, Alternatif Tedavi, kaş bakımı, cilt bakımı, sivilce ve akneler, kesik ve yaralar, öksürük, kadın hastalıkları, kozmetik ürünler
Alkol içinde bekletilen beyaz zambak çiçekleri ve yaprakları "cilt lekelerine" karşı kullanılır.
Beyaz zambak çiçekleri krem haline getirilir ve bu krem yaralara karşı kullanılır. Beyaz zambak çiçekleri ile yapılan bitki çayı kan temizlemek için bire birdir. Ayrıca beyaz yonca ve şakayık kökü ile karıştırılarak, leucorrhea (Kadınlarda görülen beyaz akıntı) karşı kullanılır.
Haşlanmış zambak kökü enfekte yaralar ve göğüs üzerine sürülerek öksürük giderilmesinde kullanılır. Ayrıca haşlanmış zambak kökü merhem halinde kaşlara sürüldüğünde "kaş büyümesini" teşvik eder. Beyaz zambak kökü püre haline getirilerek küçük bir tencereye yerleştirilir, içine bir miktar balmumu eklenir ve iyice kaynatılır ve elde edilen akışkan su yatmadan önce kaşlara sürülür.
Yaprakları bakteri öldürücü, iyileştirici ve sikatriks etkiye sahiptir. Dahili ve harici çeşitli yaraları tedavi etmek için kullanılabilirler. Bu yapraklar, ağrıyı hafifletilmek için de yararlıdır. Ayrıca, bronşiyal sekresyonları için balgam sökücü olarak da kullanılabilir. Ayrıca "sinir sistemi" üzerinde sakinleştirici etkisi için de kullanılabilir . Aynı zamanda "kalp hastalıkları" için yararlıdır.
Şu tıbbi durumlar için kullanılabilir: abseler, yanıklar, kabuslar, göz ağrıları, sinir uyarımı, farenjit, fronkül, larenjit, inflamasyon Üst solunum sistemi, kulak iltihabı, uykusuzluk, otit, kalp çarpıntısı, tırnak enfeksiyonları, yaralar, stres, bellek hatası, kuru öksürük (günde 2-3 bardak çayı geçmemelidir.)
Hazırlanışı: Apse, yanıklar, harici yaralar haşlanmış veya fırınlanmış zambak kökleri sıcak bandaj ile sarılarak kullanılır, sıcak bir bandaj ile her 6-8 saatte bir değiştirin. Bu iyileşme sürecine yardımcı olur.
Bir bardak suya bir çay kaşığı zambak çiçeği koyun, kaynar suda 15 dakika kaynatın ve filtre edin, günde 3 bardak kadar tüketebilirsiniz.
70cc alkol içinde 5 adet zambak yaprağı ile bir tentür hazırlayın. Genellikle sallayarak, 15 gün boyunca oda sıcaklığında hava geçirmez bir kapta saklayın. Alkol konsantre edildiğinde çok daha etkilidir fakat su ile seyreltebilirsiniz yarlar ve akneler için günde birkaç damla pamuk üzerine damlatarak akne ve yaralar üzerine sürebilirsiniz.
Göz ağrıları veya diğer göz hastalıkları için 2 çay kaşığı zambak çiçeğini 10 dakika kaynatın ve soğumaya bırakın, bu suyu süzerek bir parça pamuk yardımıyla gözlerinize kompress yapın. Beyaz zambak yaprakları, "kozmetik durumlar" ve "cildin dış sorunları" için yaygın bir kullanım alanına sahiptir.
Kategori: Şifalı Bitkiler, Alternatif Tedavi, kaş bakımı, cilt bakımı, sivilce ve akneler, kesik ve yaralar, öksürük, kadın hastalıkları, kozmetik ürünler
Yaşlanma Belirtilerini Moringa ile Önleyin
Moringa bitkisi, içerdiği yğksek oranda ki Antioksidanlar ile cilt ve yüz kırışıklıkların, göz çevresi ve yüzdeki ince çizgilerin görünümünü azaltır. Ayrıca, artrit, kanser, kalp ve böbrek hastalıkları gibi çeşitli kronik hastalıkların başlamasını önler.
Filipin dilinde "Malunggay", İngilizce "Moringa" bilimsel litaratürde "Moringa oleifera" olarak adlandırılır. Moringa, dünyanın en faydalı bitkilerden biridir.
Moringa bitkisin, kullanımını bilen bir çok kişi tarafından "mucize sebze" olarak adlandırılır. Bu bitki tropik tüm ülkelerde üretilir ve yıl boyunca mevcuttur. Gıda ve Beslenme Araştırma Enstitüsü - Bilim ve Teknoloji Bölümü moringayı ajansın resmi logosu olarak kullanmaktadır..
Pişmiş Moringa yaprakların yüz gramı; 3.1 g. Protein, 0.6 g. lif, 10 mg thiamin, 0,14 mg riboflavin, 1,1 mg niasin ve 53 mg askorbik asit ve yüksek oranda C vitamini, 0.07 96 mg kalsiyum, 29 mg fosfor, 1.7 mg demir, 2820 mg karoten, 45mg tokoferol (vitamin E)ile mükemmel bir vitamin A ve B kaynağıdır.
Gıda ve Tarım Örgütü referans bilgilerine göre Moringa, harika bir protein kaynağıdır, çok düşük yağ ve karbonhidrat içerir. Yaprakları insanlarda doğal mineral eksikliğini gidermektedir. Moringa, metionin ve sistin kükürt içeren bir amino asit kaynağı olarak benzersizdir. Çok etkili antioksidanlar içermesi ve içeriğindeki yüksek A, C ve D vitaminlerine bağlı olarak, moringa yaşlanmaya yol açan hasar moleküllere tepki verebilir. Antioksidanlar "ciltteki kırışıklıklar" ve "yüzdeki ince çizgilerin" görünümünü azaltır. Ayrıca, artrit, kanser, kalp ve böbrek hastalıkları gibi çeşitli kronik hastalıkların başlamasını önler.
Moringa sadece bir yiyecek değildir, çünkü Moringa "mucize sebze" olarak adlandırıldığı için, aynı zamanda bir ilaçtır. Bu nedenle moringa "fonksiyonel gıda" olarak kullanılabilir.
Moringa, göz rahatsızlıkları ve iyi görme, sindirim sistemi ve bağırsak hareketini kolaylaştırma ve mide ağrısı için alternatif tedavi olarak kullanılır. Ayrıca yara ve ülserleri temizlemek için de kullanılır. "Astım, kulak ağrısı ve baş ağrılarını" hafifletmeye yardımcı olur. Yüksek kalsiyum içerdiği için, emziren annelerin daha fazla süt üretmek için Moringa yaprakları yemesi tavsiye edilir.
Moringa, genellikle, tavuk, et, balık, diğer sebzeler ile pişirilir, En yaygın biçimde, Eşit oranda Mango ve Moringanın birlikte pişirildiği Mongo çorbasıdır.
Hemen hemen tüm aktarlarda bulunan moringa, alternatif tedavi alanında kullanılan mucizevi bir şifalı bitkidir.
Filipin dilinde "Malunggay", İngilizce "Moringa" bilimsel litaratürde "Moringa oleifera" olarak adlandırılır. Moringa, dünyanın en faydalı bitkilerden biridir.
Moringa bitkisin, kullanımını bilen bir çok kişi tarafından "mucize sebze" olarak adlandırılır. Bu bitki tropik tüm ülkelerde üretilir ve yıl boyunca mevcuttur. Gıda ve Beslenme Araştırma Enstitüsü - Bilim ve Teknoloji Bölümü moringayı ajansın resmi logosu olarak kullanmaktadır..
Pişmiş Moringa yaprakların yüz gramı; 3.1 g. Protein, 0.6 g. lif, 10 mg thiamin, 0,14 mg riboflavin, 1,1 mg niasin ve 53 mg askorbik asit ve yüksek oranda C vitamini, 0.07 96 mg kalsiyum, 29 mg fosfor, 1.7 mg demir, 2820 mg karoten, 45mg tokoferol (vitamin E)ile mükemmel bir vitamin A ve B kaynağıdır.
Gıda ve Tarım Örgütü referans bilgilerine göre Moringa, harika bir protein kaynağıdır, çok düşük yağ ve karbonhidrat içerir. Yaprakları insanlarda doğal mineral eksikliğini gidermektedir. Moringa, metionin ve sistin kükürt içeren bir amino asit kaynağı olarak benzersizdir. Çok etkili antioksidanlar içermesi ve içeriğindeki yüksek A, C ve D vitaminlerine bağlı olarak, moringa yaşlanmaya yol açan hasar moleküllere tepki verebilir. Antioksidanlar "ciltteki kırışıklıklar" ve "yüzdeki ince çizgilerin" görünümünü azaltır. Ayrıca, artrit, kanser, kalp ve böbrek hastalıkları gibi çeşitli kronik hastalıkların başlamasını önler.
Moringa sadece bir yiyecek değildir, çünkü Moringa "mucize sebze" olarak adlandırıldığı için, aynı zamanda bir ilaçtır. Bu nedenle moringa "fonksiyonel gıda" olarak kullanılabilir.
Moringa, göz rahatsızlıkları ve iyi görme, sindirim sistemi ve bağırsak hareketini kolaylaştırma ve mide ağrısı için alternatif tedavi olarak kullanılır. Ayrıca yara ve ülserleri temizlemek için de kullanılır. "Astım, kulak ağrısı ve baş ağrılarını" hafifletmeye yardımcı olur. Yüksek kalsiyum içerdiği için, emziren annelerin daha fazla süt üretmek için Moringa yaprakları yemesi tavsiye edilir.
Moringa, genellikle, tavuk, et, balık, diğer sebzeler ile pişirilir, En yaygın biçimde, Eşit oranda Mango ve Moringanın birlikte pişirildiği Mongo çorbasıdır.
Hemen hemen tüm aktarlarda bulunan moringa, alternatif tedavi alanında kullanılan mucizevi bir şifalı bitkidir.
Gönen Sıcak Su Kaynakları (Kaplıca)
Balıkesir’ in Gönen ilçesinde yer alan sıcak su (Termal) kaynaklarıdır. Gönen kent merkezinin kuzey kesiminde bulunan kaplıcalara gelen sıcak sular, yöreden geçen fay) hattını örten ve geniş bir alan yayılan alüvyon katmanlarının gözeneklerine yerleşmiş durumdadır. Buradaki sıcak su kaynakları Eski kaynak, Çemberli kaynak ve Büyük Kanal adıyla da anılan Mermerli Kuyu’ dur.
Sıcak su kaynakları, kaplıcatesislerinin ortasındaki geniş bir parktadır. Eski kaynak suyu 52 derece, Çemberli kaynak suyu 75 derece, Mermerli Kuyu’ nun suyu da 77 derecedir. Sodyum, sülfat, bikarbonat ve klorür bakımından zengin olan bu kaynak suları, magmatik ve hipotonik sular grubundadır.
Gönen kentine 10 km kadar uzaklıkta Ekşidere Dağ Ilıcası ve Ekşidere Gençlik Suyu kaynakları daha soğuk ve çıkan suların radyoaktivitesi yüksektir. Dağ Ilıcası’ nın suyu 44 derece, Gençlik Suyu ise 18 derecedir.
Gönen Maden sularının banyo olarak romatizma, bağırsak, kan ve kadın hastalıkları, Şifalı suları ise içme kürleriyle kullanıldığında da sindirim sistemi hastalıklarında olumlu etkisi olduğu bilinir. Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer veSafra kesesi fonksiyonel yetmezlikleri, Cilt bakımı açısından ise, "Egzema, Akne, Psöriasis, Nörodermit, Kronik rezidüel ürtiker" hastalıklarına şifa sağlar. Gönen Kaplıcaları, kaplıca turizmi bakımından Türkiye çapında önem taşır ve ilgi görür.
Sıcak su kaynakları, kaplıcatesislerinin ortasındaki geniş bir parktadır. Eski kaynak suyu 52 derece, Çemberli kaynak suyu 75 derece, Mermerli Kuyu’ nun suyu da 77 derecedir. Sodyum, sülfat, bikarbonat ve klorür bakımından zengin olan bu kaynak suları, magmatik ve hipotonik sular grubundadır.
Gönen kentine 10 km kadar uzaklıkta Ekşidere Dağ Ilıcası ve Ekşidere Gençlik Suyu kaynakları daha soğuk ve çıkan suların radyoaktivitesi yüksektir. Dağ Ilıcası’ nın suyu 44 derece, Gençlik Suyu ise 18 derecedir.
Gönen Maden sularının banyo olarak romatizma, bağırsak, kan ve kadın hastalıkları, Şifalı suları ise içme kürleriyle kullanıldığında da sindirim sistemi hastalıklarında olumlu etkisi olduğu bilinir. Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer veSafra kesesi fonksiyonel yetmezlikleri, Cilt bakımı açısından ise, "Egzema, Akne, Psöriasis, Nörodermit, Kronik rezidüel ürtiker" hastalıklarına şifa sağlar. Gönen Kaplıcaları, kaplıca turizmi bakımından Türkiye çapında önem taşır ve ilgi görür.
Bektaşi Üzümü (İnka-Altın Çilek) Faydaları
Yüzyıllardır Güney Amerika'da yetiştirilen Altın Çilek, Bektaşi üzümü veya İnka çileği olarak da bilinir. Turuncu tonda ve sağlık için yararları olan altın çileğin tatlı ve ekşi bir tada sahiptir.
Bir avuç altın çilek güçlü bir antioksidan sağlar. Geleneksel halk hekimliğinde hastalıkları ve organ fonksiyonlarını iyileştirmek için kullanılır. Altın çilek sağlıklı kilo verilmesinde tercih edilen ve hazmı kolaylaştırıcı özelliği ile mükemmel sonuç alınan doğal bir besin kaynağıdır.
Altın çilek göz hastalıklarının giderilmesi ve göz güzelliği için yüz yıllardır kullanılan şifalı bir bitkidir.
Altın çilek, anti-inflamatuar ve bioflavonoids içeren aynı zamanda A vitaminleri için zengin bir kaynaktır. altın çilek, meyve salataları, çikolatalı soslar, altın çileğin kurutulmuşu ise kek ve pastalar, dondurmalar içinde kullanılabilir.
Altın çileğin faydaları, sağlıklı kilo vermek, göz güzelliği, göz bakımı, cilt bakımı, cilt kırışıklığı için faydalı bitkiler
Bir avuç altın çilek güçlü bir antioksidan sağlar. Geleneksel halk hekimliğinde hastalıkları ve organ fonksiyonlarını iyileştirmek için kullanılır. Altın çilek sağlıklı kilo verilmesinde tercih edilen ve hazmı kolaylaştırıcı özelliği ile mükemmel sonuç alınan doğal bir besin kaynağıdır.
Altın çilek göz hastalıklarının giderilmesi ve göz güzelliği için yüz yıllardır kullanılan şifalı bir bitkidir.
Altın çilek, anti-inflamatuar ve bioflavonoids içeren aynı zamanda A vitaminleri için zengin bir kaynaktır. altın çilek, meyve salataları, çikolatalı soslar, altın çileğin kurutulmuşu ise kek ve pastalar, dondurmalar içinde kullanılabilir.
Altın çileğin faydaları, sağlıklı kilo vermek, göz güzelliği, göz bakımı, cilt bakımı, cilt kırışıklığı için faydalı bitkiler
Osmaniye Avluk Kaplıcası
Osmaniye Kadirli İlçesi Avluk Köyü Sınırlarındadır. kadirli ilçesine 15 km. mesafededir. Avluk kaplıcasının tarihi Roma dönemlerine kadar uzanır, kaplıca çevresinde Roma dönemlerine ait kalıntılar mevcuttur.
Kaplıcanın suyu mide, bağırsak, böbrek ve cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Killi Toprakları "Cilt Güzelliği, ciltteki akne ve siyah noktalar, cilt kırışıklığı, cilt lekeleri ve cilt bakımında" kullanılır. Aynı zamanda kaplıcanın çevresi çam ağaçları ile kaplı olup, kaplıcanın mesire yerlerindendir.
Kaplıca’ da su sıcaklığı 42-46 derece arasında değişir. Şifalı sulara sahiptir. Şifalı olan bu su kalsiyum bikarbonat ve kalsiyum sülfat bakımından oldukça zengindir. Kalsiyum dışında içinde sodyum, magnezyum, potasyum , klor, fosfor ve amonyum iyonları da vardır. Bileşiminde az miktarda da olsa radyoaktif özellikte maddeler bulunur. radyoaktif maddelerin romatizmal hastalıklara iyi geldiği için aranılan bir kaplıcadır.
Kaplıcanın suyu mide, bağırsak, böbrek ve cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Killi Toprakları "Cilt Güzelliği, ciltteki akne ve siyah noktalar, cilt kırışıklığı, cilt lekeleri ve cilt bakımında" kullanılır. Aynı zamanda kaplıcanın çevresi çam ağaçları ile kaplı olup, kaplıcanın mesire yerlerindendir.
Kaplıca’ da su sıcaklığı 42-46 derece arasında değişir. Şifalı sulara sahiptir. Şifalı olan bu su kalsiyum bikarbonat ve kalsiyum sülfat bakımından oldukça zengindir. Kalsiyum dışında içinde sodyum, magnezyum, potasyum , klor, fosfor ve amonyum iyonları da vardır. Bileşiminde az miktarda da olsa radyoaktif özellikte maddeler bulunur. radyoaktif maddelerin romatizmal hastalıklara iyi geldiği için aranılan bir kaplıcadır.
Şifalı Bitkiler
Bu otlar zayıflamak isteyenlerden, kilo almak isteyenlere; hastalıktan kurtulmak isteyenlerden, hastalığa önlem almak isteyenlere kadar hemen hemen her dertlinin derdine çare olan doğal ve bitkisel ilaçların kaynağıdır.
Şifalı otlar ya da bitkisel ilaçlar, doğanın insanlara verdiği iyileştirme armağanıdırlar. Şifalı bitkilerle tedavi tarih boyunca dünyamızın tüm kültürleri tarafından iyileştirme amaçlı kullanılmıştır.
Son 200 yıldır ilaçların yaygınlaşmasıyla, şifalı bitkilerle ve bitkisel tedavilerle olan derin bağlantımızı koparıp, doğa ile uyum içinde olmanın doğal sonucu olan sağlıklı dengemizi de kaybettik.
Bitkilerle tedavi konusuna girmeden önce, bugünkü genel sağlık anlayışına kısaca bakmakta yarar var. Bu bizim bitkilerle şifa olanaklarını daha net olarak değerlendirmemize yardımcı olabilir.
Sağlıklı Yaşamda Geleneksel İlaçların Rolü
Geleneksel ya da göreneksel tıbbın, sağlığa hastalığa yönelik bir yaklaşımı vardır. Daha sağlıklı olmak için bir hekimi nadiren ziyaret ederiz. Doktorumuza sadece sağlığımızı daha geliştirmek nedeniyle değil de, herhangi bir hastalık belirtisi olduğunda gideriz.
Bu nedenle, maalesef, günümüzün standart tıbbi yaklaşımı sağlık merkezli değildir. Sağlık problemlerin tanısında ileri teknoloji ürünü araçlar ve hastalık belirtileri ile savaşacak çok miktarda sentetik kimyasal bileşimler bulunsa da, ideal sağlığa ulaşmada bunların yardımı çok az olmaktadır.
Bitkisel İlaçlarla Daha Bütünsel Bir Bakış
Şifalı otlar ya da şifalı bitki tedavisi insan bedenini kısmi olarak değil, bir bütün olarak tedavi etmekte olup, bedenin her bölümüne ayrı olarak yaklaşmaz. Hastalık, insan bedeninin tümündeki bir dengesizliğin sonucu olup, standart ilaçlarda bu tedavi, hastanın bedeninin hasta olan bölümüne yönelik olurken, bitkisel ilaçlarla bu tedavi bu yaklaşımın bütünsel doğasını ortaya koyar. Bu yaklaşım sadece hastalığa odaklanmaz. Hedef ideal sağlığı, esenliği yaratmak ve hastalıkların gelişmesini önlemektir.
Alternatif tıp içerisinde yer alan fitoterapi bitkisel tedavi yöntemleri anlamına gelir. Hastalıkların bitkisel tedavisi bu anlamda en eski sağlık sistemidir. Bugünde fitoterapi sağlığın korunması yaşam kalitesinin yükseltilmesinde ve de hastalıkların tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemleri arasında yer alan bir bölümdür.
Birçok sağlık uzmanı bizi doğal’ın “güvenli” anlamına gelmediği ve şifalı otların sağlığımız için potansiyel tehlikeleri konusunda uyarmaktadırlar. Bu elbette çok doğrudur.
“Doğal” olmaları, şifalı otları gelişigüzel kullanabileceğimiz anlamına gelmez. Bu maddelerin yararlılığına reçeteli bir ilaç kadar saygı duymalıyız. “Doğal”, akıllı kullanıldığında, bu otların insan vücudunda uyumlu bir şekilde etki gösterecek demektir. Şifalı otların, insanın kendi vücudunun iyileştirme gücünü güçlendirerek muhtemel hastalıkları önlemek ve var olanları da iyileştirmek için vücudumuza yardım etme becerileri vardır.
Riskten kurtulmak için, bitkisel ürünler ve şifalı otlar için bazı temel kullanım talimatlarına ihtiyacımız vardır. Bitkisel ilaçların geleneksel ilaçlardan daha güvenli olduklarını söylerken, bu ürünleri akıllıca kullanarak, potansiyel tuzaklara karşı önlemimizi almalıyız.
Şifalı Otlar ve Bitkisel Destek Ürünleri
Hayatınıza şifalı otları soktuğunuzda, onları doğal halleriyle ya da bitkisel karışım olarak kullanabiliriz. Sağlığınızı bitkisel destek ürünlerini seçerek de geliştirebilirsiniz.
Şifalı bitkileri herhangi bir şekilde kullanmak sağlığınız için yararlı olacaktır. Ne besinsel ne de bitkisel destekler sağlıklı beslenmenin yerini tutmazsa da, sağlıklı yaşam biçiminin bir parçası olarak kullanılan bitki özleri içeren besinsel destekler, sizi ideal sağlığa ulaşmaya bir adım daha yaklaştırır.
Şifalı otlar ya da bitkisel ilaçlar, doğanın insanlara verdiği iyileştirme armağanıdırlar. Şifalı bitkilerle tedavi tarih boyunca dünyamızın tüm kültürleri tarafından iyileştirme amaçlı kullanılmıştır.
Son 200 yıldır ilaçların yaygınlaşmasıyla, şifalı bitkilerle ve bitkisel tedavilerle olan derin bağlantımızı koparıp, doğa ile uyum içinde olmanın doğal sonucu olan sağlıklı dengemizi de kaybettik.
Bitkilerle tedavi konusuna girmeden önce, bugünkü genel sağlık anlayışına kısaca bakmakta yarar var. Bu bizim bitkilerle şifa olanaklarını daha net olarak değerlendirmemize yardımcı olabilir.
Sağlıklı Yaşamda Geleneksel İlaçların Rolü
Geleneksel ya da göreneksel tıbbın, sağlığa hastalığa yönelik bir yaklaşımı vardır. Daha sağlıklı olmak için bir hekimi nadiren ziyaret ederiz. Doktorumuza sadece sağlığımızı daha geliştirmek nedeniyle değil de, herhangi bir hastalık belirtisi olduğunda gideriz.
Bu nedenle, maalesef, günümüzün standart tıbbi yaklaşımı sağlık merkezli değildir. Sağlık problemlerin tanısında ileri teknoloji ürünü araçlar ve hastalık belirtileri ile savaşacak çok miktarda sentetik kimyasal bileşimler bulunsa da, ideal sağlığa ulaşmada bunların yardımı çok az olmaktadır.
Bitkisel İlaçlarla Daha Bütünsel Bir Bakış
Şifalı otlar ya da şifalı bitki tedavisi insan bedenini kısmi olarak değil, bir bütün olarak tedavi etmekte olup, bedenin her bölümüne ayrı olarak yaklaşmaz. Hastalık, insan bedeninin tümündeki bir dengesizliğin sonucu olup, standart ilaçlarda bu tedavi, hastanın bedeninin hasta olan bölümüne yönelik olurken, bitkisel ilaçlarla bu tedavi bu yaklaşımın bütünsel doğasını ortaya koyar. Bu yaklaşım sadece hastalığa odaklanmaz. Hedef ideal sağlığı, esenliği yaratmak ve hastalıkların gelişmesini önlemektir.
Alternatif tıp içerisinde yer alan fitoterapi bitkisel tedavi yöntemleri anlamına gelir. Hastalıkların bitkisel tedavisi bu anlamda en eski sağlık sistemidir. Bugünde fitoterapi sağlığın korunması yaşam kalitesinin yükseltilmesinde ve de hastalıkların tedavisinde kullanılan alternatif tedavi yöntemleri arasında yer alan bir bölümdür.
Birçok sağlık uzmanı bizi doğal’ın “güvenli” anlamına gelmediği ve şifalı otların sağlığımız için potansiyel tehlikeleri konusunda uyarmaktadırlar. Bu elbette çok doğrudur.
“Doğal” olmaları, şifalı otları gelişigüzel kullanabileceğimiz anlamına gelmez. Bu maddelerin yararlılığına reçeteli bir ilaç kadar saygı duymalıyız. “Doğal”, akıllı kullanıldığında, bu otların insan vücudunda uyumlu bir şekilde etki gösterecek demektir. Şifalı otların, insanın kendi vücudunun iyileştirme gücünü güçlendirerek muhtemel hastalıkları önlemek ve var olanları da iyileştirmek için vücudumuza yardım etme becerileri vardır.
Riskten kurtulmak için, bitkisel ürünler ve şifalı otlar için bazı temel kullanım talimatlarına ihtiyacımız vardır. Bitkisel ilaçların geleneksel ilaçlardan daha güvenli olduklarını söylerken, bu ürünleri akıllıca kullanarak, potansiyel tuzaklara karşı önlemimizi almalıyız.
Şifalı Otlar ve Bitkisel Destek Ürünleri
Hayatınıza şifalı otları soktuğunuzda, onları doğal halleriyle ya da bitkisel karışım olarak kullanabiliriz. Sağlığınızı bitkisel destek ürünlerini seçerek de geliştirebilirsiniz.
Şifalı bitkileri herhangi bir şekilde kullanmak sağlığınız için yararlı olacaktır. Ne besinsel ne de bitkisel destekler sağlıklı beslenmenin yerini tutmazsa da, sağlıklı yaşam biçiminin bir parçası olarak kullanılan bitki özleri içeren besinsel destekler, sizi ideal sağlığa ulaşmaya bir adım daha yaklaştırır.
Kaplıcalar
Kaplıca, sıcak yeraltı sularından yararlanmak için yeryüzüne çıktıkları kaynakların çevresine kurulan hamam görünümündeki tesislere denir. İnsan sağlığı açısından yararlı olduğu, bazı hastalıkları iyileştirici özelliği bulunduğu bilinen kaplıcalar, turizm açısından da önem taşırlar.
Antik Yunanistan ve Roma'da kaplıcaların bazı hastalıklara iyi geldiği biliniyordu. Romalılar İngiltere'yi işgal ettiklerinde Bath'da doğal sıcak su kaynakları buldular ve bunlardan yararlandılar. Fransa'da Vichy ve Aix-les-Bains, Almanya'da Baden-Baden ve Belçika'daki Spa kaplıcaları 18. yüzyılda çok tanındı. Bu kaplıcalardan ve Eski Roma kaplıcalarının çoğundan günümüzde de yararlanılmaktadır.
Türkiyemiz, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve çok eski çağlardan beri kullanılan kaplıcalara sahip. Eskiden sadece "hamam"larla sınırlı olan termal tesisler, son yıllarda yerini birçok modern üniteden oluşan kaliteli ve çok yönlü tesislere bıraktı. Günümüzde teşhis ve tedavi merkezleri gibi bölümleri de içeren termal tesisler, genel ve özel yüzme havuzları, tedavi havuzu, masaj üniteleri, çamur tankları, buhar banyoları, sauna ve Türk hamamları gibi bölümlerden oluşuyor.
Her ne kadar tıp ilerliyor olsa da, doğal kaynaklara ilginin yüksek olmasının sebeplerinden biri de, bu tip tesislerde sadece tedavi için değil dinlenmek ve dinçleşmek için de çok iyi olanaklar bulunuyor olmasıdır.
Antik Yunanistan ve Roma'da kaplıcaların bazı hastalıklara iyi geldiği biliniyordu. Romalılar İngiltere'yi işgal ettiklerinde Bath'da doğal sıcak su kaynakları buldular ve bunlardan yararlandılar. Fransa'da Vichy ve Aix-les-Bains, Almanya'da Baden-Baden ve Belçika'daki Spa kaplıcaları 18. yüzyılda çok tanındı. Bu kaplıcalardan ve Eski Roma kaplıcalarının çoğundan günümüzde de yararlanılmaktadır.
Türkiyemiz, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve çok eski çağlardan beri kullanılan kaplıcalara sahip. Eskiden sadece "hamam"larla sınırlı olan termal tesisler, son yıllarda yerini birçok modern üniteden oluşan kaliteli ve çok yönlü tesislere bıraktı. Günümüzde teşhis ve tedavi merkezleri gibi bölümleri de içeren termal tesisler, genel ve özel yüzme havuzları, tedavi havuzu, masaj üniteleri, çamur tankları, buhar banyoları, sauna ve Türk hamamları gibi bölümlerden oluşuyor.
Her ne kadar tıp ilerliyor olsa da, doğal kaynaklara ilginin yüksek olmasının sebeplerinden biri de, bu tip tesislerde sadece tedavi için değil dinlenmek ve dinçleşmek için de çok iyi olanaklar bulunuyor olmasıdır.
Tonikler
Karma Cilt İçin Tonik
Kuşburnu çay gibi demlenip cilt silinir,cildi sıkıştırma özelliği vardır.
Yağlı Ciltler İçin Tonik
1 kaşık elma sirkesi ile 8 kaşık maden suyunu karıştırıp, yağlı cilt için güzel bir tonik elde edebilirsiniz. Cildinizi temizledikten sonra, tonikle ıslatılmış bir pamuk yardımıyla silerek, sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.
Sivilceli Ciltler İçin Tonik
Bir tutam biberiye otu, Bir tutam adaçayı, Saf alkol
Bir tutam biberiye otu ve bir tutam adaçayı kaynamış suya atarak demleyim. 15 - 20 dk bekletin. Temiz bir kaba süzerek içerisine bir kahve fincanı saf alkol ilave edin ve karıştırın. 15 - 20 gün temiz bir pamukla yada bezle yüzünüze uygulayabilirsiniz.
Maden Sodası İle Cilt Temizliği
İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Cildinizi temizledikten sonra, Doğal maden sodası ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.
Salatalık- Bal Toniği
Soyulmuş ve doğranmış 1 orta boy salatalığı mikserde püre haline getirin. Püreyi bir kevgire boşaltın ve kevgirin altına cam bir kap yerleştirin 20 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoz içine 2 kaşık bal ilave edin. Tahta bir kaşıkla salatalık suyu ve balın iyice karışmasını sağlayın.
Salatalık Toniği
1 ad soyulmuş salatalık, 1 tatlı kaşığı mine çiçeği yağı, 1 tatlı kaşığı gülsuyu,1 yumurta akı
Salatalığı ezin. Mine çiçeği yağı ve gülsuyunu ekleyin. Yumurta akını başka bir kapta köpü halini alıncaya dek çırpın, sonra diğer karışıma ekleyin. Buzdolabında saklayın. Kullanacağınız zaman süzün.
Mürver Çiçeği İle Tonik
1 çay fincanı mürver çiçeği (taze ya da kurutulmuş), 2 bardak kaynar su
Kaynar suyu çiçeklerin üzerine dökün. 8 saat bekletin ve süzün.
Gül Ve Sirke İle Tonik
4 çay fincanı kurutulmuş kırmızı gül, 1/2 çay fincanı gül yağı, 2 bardak sirke
Bütün malzemeyi kapaklı, cam bir kavanoza koyun. Üç hafta bekletin. Ara ara çalkalayın. Sonra süzün. Sıvıyla aynı oranda damıtılmış su ekleyerek kullanın.
Kuşburnu çay gibi demlenip cilt silinir,cildi sıkıştırma özelliği vardır.
Yağlı Ciltler İçin Tonik
1 kaşık elma sirkesi ile 8 kaşık maden suyunu karıştırıp, yağlı cilt için güzel bir tonik elde edebilirsiniz. Cildinizi temizledikten sonra, tonikle ıslatılmış bir pamuk yardımıyla silerek, sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.
Sivilceli Ciltler İçin Tonik
Bir tutam biberiye otu, Bir tutam adaçayı, Saf alkol
Bir tutam biberiye otu ve bir tutam adaçayı kaynamış suya atarak demleyim. 15 - 20 dk bekletin. Temiz bir kaba süzerek içerisine bir kahve fincanı saf alkol ilave edin ve karıştırın. 15 - 20 gün temiz bir pamukla yada bezle yüzünüze uygulayabilirsiniz.
Maden Sodası İle Cilt Temizliği
İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Cildinizi temizledikten sonra, Doğal maden sodası ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.
Salatalık- Bal Toniği
Soyulmuş ve doğranmış 1 orta boy salatalığı mikserde püre haline getirin. Püreyi bir kevgire boşaltın ve kevgirin altına cam bir kap yerleştirin 20 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoz içine 2 kaşık bal ilave edin. Tahta bir kaşıkla salatalık suyu ve balın iyice karışmasını sağlayın.
Salatalık Toniği
1 ad soyulmuş salatalık, 1 tatlı kaşığı mine çiçeği yağı, 1 tatlı kaşığı gülsuyu,1 yumurta akı
Salatalığı ezin. Mine çiçeği yağı ve gülsuyunu ekleyin. Yumurta akını başka bir kapta köpü halini alıncaya dek çırpın, sonra diğer karışıma ekleyin. Buzdolabında saklayın. Kullanacağınız zaman süzün.
Mürver Çiçeği İle Tonik
1 çay fincanı mürver çiçeği (taze ya da kurutulmuş), 2 bardak kaynar su
Kaynar suyu çiçeklerin üzerine dökün. 8 saat bekletin ve süzün.
Gül Ve Sirke İle Tonik
4 çay fincanı kurutulmuş kırmızı gül, 1/2 çay fincanı gül yağı, 2 bardak sirke
Bütün malzemeyi kapaklı, cam bir kavanoza koyun. Üç hafta bekletin. Ara ara çalkalayın. Sonra süzün. Sıvıyla aynı oranda damıtılmış su ekleyerek kullanın.
Cilt Bakımı
Hasas Ciltler İçin Papatyalı Temizletici
1 yemek kaşığı salatalık suyu
2 yemek kaşığı taze papatya çiçeği (ya da 1 yemek kaşığı kuru papatya)
1 bardak saf su
1 yemek kaşığı gliserin
1 yemek kaşığı aloe vera jeli
Bu mevsimde taze papatya bulabilirsiniz ama toplamaya zamanınız yoksa papatya çayı poşetlerini de kullanabilirsiniz. Özellikle hassas ciltlerde çok etkilidir. Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir kaba koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bu sabun içermeyen hafif bir temizleyicidir... Salatalık suyu, papatya ve aloe vera jeli cildi yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.
Her Türlü Cilt İçin Temizleyici
2 tatlı kaşığı kuru lavanta
2 tatlı kaşığı kuru gül yaprağı
4 tatlı kaşığı yulaf
4 tatlı kaşığı kaolin (kil)
Sabun içermeyen bu temizleyici her türlü ciltte mükemmel sonuç verir.
Kahve çekme makinesinde yulafı lavanta ve gül yapraklarını un haline gelene kadar çekin. Hazırladığınız bu karışıma kili karıştırın ve hava almayan bir kavanoza koyun.
Kullanacağınız zaman 1 çay kaşığı kadar tozu biraz su ile avucunuzda ıslatın, yumuşak hamur kıvamına getirin. Cildinize masaj yaparak yayın ve daha sonra soğuk su ile yıkayın. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.
Kuru Ciltler İçin Temizleyici
1 yemek kaşığı kadar bal
2 yenek kaşığı gliserin
1 çay kaşığı sıvı sabun
Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir şişeye koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bal cildi hem temizler hem de yumuşatır.
Bu temizleyici özellikle kuru ciltlerde çok etkilidir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.
1 yemek kaşığı salatalık suyu
2 yemek kaşığı taze papatya çiçeği (ya da 1 yemek kaşığı kuru papatya)
1 bardak saf su
1 yemek kaşığı gliserin
1 yemek kaşığı aloe vera jeli
Bu mevsimde taze papatya bulabilirsiniz ama toplamaya zamanınız yoksa papatya çayı poşetlerini de kullanabilirsiniz. Özellikle hassas ciltlerde çok etkilidir. Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir kaba koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bu sabun içermeyen hafif bir temizleyicidir... Salatalık suyu, papatya ve aloe vera jeli cildi yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.
Her Türlü Cilt İçin Temizleyici
2 tatlı kaşığı kuru lavanta
2 tatlı kaşığı kuru gül yaprağı
4 tatlı kaşığı yulaf
4 tatlı kaşığı kaolin (kil)
Sabun içermeyen bu temizleyici her türlü ciltte mükemmel sonuç verir.
Kahve çekme makinesinde yulafı lavanta ve gül yapraklarını un haline gelene kadar çekin. Hazırladığınız bu karışıma kili karıştırın ve hava almayan bir kavanoza koyun.
Kullanacağınız zaman 1 çay kaşığı kadar tozu biraz su ile avucunuzda ıslatın, yumuşak hamur kıvamına getirin. Cildinize masaj yaparak yayın ve daha sonra soğuk su ile yıkayın. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.
Kuru Ciltler İçin Temizleyici
1 yemek kaşığı kadar bal
2 yenek kaşığı gliserin
1 çay kaşığı sıvı sabun
Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir şişeye koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bal cildi hem temizler hem de yumuşatır.
Bu temizleyici özellikle kuru ciltlerde çok etkilidir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız
Mutluluk Duyarız














